Zamanın behrinde, güzel mi güzel bir deniz kenarı kasabasında, bir içim su Ayten isimli bir genç kız yaşarmış. Öylesine güzelmiş ki hiçbir erkek yanına yaklaşmaya cesaret bile edemezmiş. Herkes "bu güzellikte bi hatun bana varacak değil ya" zihniyetinde olduğundan, kimsecikler istemeye de gitmemiş o güne kadar.

Çirkin Osman Devrede

Gel zaman git zaman, köyün yabancısı çirkin bi delikanlı — Osman — Ayten'i istemeye karar vermiş ve göndermiş ailesini. Babasının, Ayten'i bu çirkin Osman'a vermeye hiç niyeti yokmuş. Ama Ayten "evde otur otur, nere kadar" diye düşündüğünden Osman'a varmaya niyetliymiş. Masallarda bile kızlar pragmatik, erkekler şanslı; n'apalım, anlatan benim :)

Zalım Baba, Gizli Koy

Baba, kızının bu fikrinden haberdar olunca onu kimselerin bilmediği bir koya hapsetmeye karar vermiş. Öyle bir koy ki atla arabayla gidilecek gibi değil; günlerce yürüyerek varılıyor. Kızına orada bir ev yapmış, birlikte yaşamaya başlamışlar. Deniz manzaralı hapishane; zulmün Ege usulü.

Çam ağaçlarının arasından Ayten Koyu ve tekneler, Göcek
Suç mahalli: Ayten Koyu, Göcek. Babasının kızına yaptığı ev çamların arkasında kalmış olmalı, kadraja girmedi.

Osman'ın İntikamı: Turizm

Tabii Osman yangın; durur mu? Ayten'i için hemen yandaki dağı oyup kendine bir koy yapmış. "Zalım babası vermedi kızını ama en azından her gün çıkar, görürüm Ayten'imi" diye. Derken işleri iyice geliştirmiş; gelen giden turistlerden giriş ücreti almaya başlamış, bu yolla zengin bi ağa olmuş. Aşk kapısını kapatınca adam turizme yönelmiş; her devrin hikâyesi aslında.

Böylelikle Ayten Koyu ve Osmanağa Koyu, Göcek'in iki güzel plajı olarak bizim zamanımıza kadar gelmiş.

Yediniz mi?

Yok, yemediniz elbette. Bırakın Ayten ile Osman diye bir hikâyeyi, Instagram'da Ayten Koyu diye konum etiketi bile yok. Hikâyenin tamamı, koyun kenarında oturmuş denize bakarken uydurduğum bir masal. Ama şimdi yememiş olabilirsiniz; bundan 100 yıl sonra bu hikâyem dillerden dile dolaşan bir efsane olarak dijital âlemde yerini alacak. Bundan eminim :) Zaten bugün "gerçek" bildiğimiz efsanelerin her biri de bir zamanlar birinin böyle uydurmasıyla başlamadı mı? Kim bilir, belki Kaz Dağları'nın Sarıkız'ı da böyle bir akşamüstü doğdu.

Ayten Koyu kıyısında tekne, Göcek
Koyun tekneleri de hikâyeden nasibini almış; kimi Ayten gibi nazlı, kimi Osman gibi yan yatmış bekliyor.

Sözün Özü

Masal uydurma ama koy gerçek: Göcek'in çam kokulu, turkuvaz sulu köşelerinden Ayten Koyu'nu gerçekten çektim; karelerin tamamı Ayten Koyu Fotoğrafları sayfasında. O taraflara yolu düşecekler için Fethiye Gezi Rehberi de hazırda bekliyor. Buraya kadar okuyana da bir görev: bu masalı bir arkadaşınıza "yerel efsaneymiş" diye anlatın, yüzündeki ifadeyi gelin yorumlara yazın 😎

👁️ 249 Okunma