Sırtımda çantam, Kızılay metro istasyonunun girişinde bi sağa bi sola bakıyorum; geleni gideni kesiyorum. "Neresinden çeksem, nereye odaklansam" kelimeleri beynimden geçiyorken, tam o esnada omzuma dokunan bir parmak: "Beyfendi, ne yapıyorsunuz burda?" 😊

GBT'lik Şüpheli

Tabii adama "keşif yapıyorum" diye cevap verirsen elbette kıllanır ve hemen GBT muhabbetine başlar. Ayrıca kendisini takdir ettiğimi de belirtmek isterim; sonradan düşününce tam manasıyla şüpheli hareketler sergilediğimin farkındayım. Sırtında koca bir çanta, sağı solu kesiyor, bir de üstüne polisin sorusuna "keşif yapıyorum" diye cevap veriyor. Ne keşfi yapıyon lan sen! "Alın alın alın bunu" demediklerine dua ettim 😎 Neyse ki durumu açıkladım, makinayı falan gösterdim de olayı tatlıya bağladık.

Şeytan Dürtüyor: Yansıma Karesi

Ama benim kafada bi yansıma karesi var ya, durmuyor işte :) Dürtüyor şeytan ha bire. Bu sefer indim metronun merdivenlerinden, bi de olaya ters açıdan yaklaşayım diye. Çok da güzel bir yansıma buldum; camın ikiye böldüğü merdivenlerde inenler çıkanlar, silüetler... Tam bekliyorum kafamdaki kompozisyon gerçekleşsin diye kiiiiii...

Kızılay metrosunda cam yansımasıyla ikiye bölünmüş merdivenlerde silüetler
Uğruna iki kez sorgu yediğim kare: Kızılay metrosu, cam, merdiven ve silüetler. Değdi mi? Bence değdi.

İkinci Parmak

Yine omzuma dokunan bir parmak ve yine aynı soru: "Ne yapıyorsun hemşerim burda sen?" Arkadaş, hadi polisin sorusu normal; ortada makina yoktu. E sen niye soruyorsun? Görüyon işte, elimde makina, fotoğraf çekmeye çalışıyorum. Ama özel güvenlikte de bi suç yok: bir hanımefendi "Bu adam benim fotoğrafımı çekti, şikâyetçiyim" diye başvurmuş. "Abi valla benlik bi şey yok yaaa, anla bizi de. Kadın şikâyette bulundu" 😕 Tamam tamam, topluyorum pılıyı pırtıyı. Ve kuvvetle muhtemel o kişi de yukarıdaki karedeki silüetlerden biri :)

Bütün Şehirler Aynı mı?

İşin özeti şu: sokakta fotoğraf çekmek, dünyanın her yerinde biraz "şüpheli" iştir. Sırt çantalı, sağı solu kesen bir adam kimseye sempatik görünmüyor; bunu kabul ediyorum. İnsanların tedirginliğini de anlıyorum; kamusal alanda kimse objektifin ucunda olmak istemiyor. Benim formülüm basit: gülümse, makineyi göster, derdini anlat. O gün iki kez işe yaradı; ama kafamdaki yansıma karesi de yarım kaldı tabii.

Ankara'da fotoğraf çekmek çok zor. Gerçekten zor. Bu dertleşmenin bir bölümü daha var üstelik; onu da Ankara'da Fotoğraf Çekmek yazısında anlatmıştım, tadı damağınızda kaldıysa oraya buyurun. Kızılay metrosunun başka karelerine de Kızılay Metrosu yazısından bakabilirsiniz.

Sözün Özü

Fotoğrafla nasıl bu hâle geldiğimi merak edenlere Çekergezer kimdir söyleşisi. Peki sizin şehrinizde durumlar nasıl? Sokakta makine çıkarınca kaç dakikada omzunuza parmak dokunuyor? Kolaysa haber edin, oraya gelip çekcem valla. Bu ne yaaa 😊

👁️ 301 Okunma