Bu fotoğraf, Hamamönü'nde, saat kulesinin olduğu meydanda çekildi. Bir meydan düşünün: ağaçlar var, altında banklar, insanlar gölgede oturuyor. Ben geldim, biraz bakındım etrafıma ve o insanların tam karşısında, güneşin altında bir duvar dibine kurdum tezgâhı 😊

Tezgâh derken öyle ekipmandan falan bahsetmiyorum. Bi makinam var, sırt çantam var; içinde de gelirken bi teyzeden aldığım 300 gram erik. Taa Muğla'dan getirmiş; kocaman, tatlı ve sulu olanlarından. Sokak fotoğrafçılığının bütün hazırlığı bu kadar işte: bir duvar dibi, bir makine, bir de sabır.

Hamamönü meydanında güvercin kovalayan çocuk
Meydanın maratoncusu iş başında. Güvercinlerin o günkü adım sayısı da rekor kırmıştır tahminen.

Meydanın Maratoncusu

Allah sizi inandırsın, en az yarım saat o meydanda koşturdu bu yakışıklı. Öylesine enerjikti ki hiç bitmeyecek gibiydi. Kuşları kovalıyor, bankın üzerine çıkıp ordan atlıyor, etrafında dört dönüyor ve çok mutlu. E ben de duvar dibime oturmuş, çekmeye devam ediyorum. Öyle güzel kareler verdi ki seçerken karar veremedim; en sonunda eledim, eledim ve bir karede karar kıldım.

Bir Erik, Bir Dostluk

O esnada bi an göz göze geldik kendisiyle ve bi el işaretiyle çağırdım arkadaşı. Bi bana baktı, bi korumasına (annesi) baktı, bi etrafına baktı. Ortam gayet müsaitti, bi sorun çıkacak gibi durmuyordu; gelmeye karar verdi. Çantamdan bi erik çıkardım, verdim. O yorgunluğun üzerine öyle güzel bi ısırık attı ki eriğe; suları ağzından akıp tişörtüne damlıyordu 😊 Reklam gibi oldu sankim ama valla bi bağlantım yok o su firmasıyla :))

Annesiyle bi ara göz göze geldiğimde, yaptığımı onaylamayan bir tavır içinde olmadığını da anlamıştım 😊🙏 Tek pişmanlığım ismini sormamak. Heyecandan iletişime geçmeyi akıl edemedim; taa ki o eriği verip gözlerindeki mutluluğu yakından görene kadar.

Elinde erikle gülen çocuk, Hamamönü
İşte tam da o anki mutluluğudur bu fotoğraf. Elde erik, yüzde bayram; tişörtteki arkadaşın ise hâlâ keyfi yok.

Neden "Duygusal Kontrast"?

Karede ilk dikkatimi çeken, tişörtün üzerindeki baskı oldu: kaşları çatık, suratı asık bir tip. Üstündeki yüz ise bunun tam tersi; içten, sevecen, enerji dolu bir gülüş. Yüzdeki ifadeye karşı tişörtteki ifade... O yüzden bu fotoğrafa "duygusal kontrast" adını veresim geldi. Fotoğrafta kontrast deyince hep ışık-gölge anlaşılır ya; bazen kontrastın en iyisini hayat kendisi kuruyor.

Kontrast faslı ilginizi çektiyse bir yönlendirme de benden: bu işin bir de kültürel olanını, kendi kasabam Bağsaray'da yakalamıştım. Kültürel Kontrast yazısına da bakmak isteyebilirsiniz; iki kare yan yana okununca daha da tatlı oluyor.

Bir de şu var: mecbur kalmadıkça kurgu fotoğraf çekmeyi tercih etmiyorum. Bu karede de en ufak bir kurgu yok; eriği bana gösterip en doğalından bir teşekkür pozu verdi, ben de çektim. Aramızda kurulan iletişimin fotoğrafı yani bu; poz değil.

Sözün Özü

Sokak fotoğrafçılığının formülü bana göre bu kadar: doğru meydan, biraz sabır, bir de paylaşacak bir şeyin olsun — çayın, muhabbetin, eriğin... Gerisini hayat kuruyor. Bu meydanın bir de "Bodyguard" karesi var bu arada; o hikâye de ayrı bir yazı olarak gelecek, takipte kalın. Hamamönü'nün diğer karelerine buradan bakabilirsiniz. Peki siz hiç bir fotoğraf için erik rüşveti verdiniz mi? Yorumlar sizin :)

👁️ 337 Okunma