Bu kare de Hamamönü'ndeki o meydandan; erikli maratoncumuzun hikâyesinin devamı. Ama bu sefer başrolde o değil; birazdan geleceğiz oraya.
Konfor Alanı İtirafı
Önce bir itiraf: bu mekânın önünden daha önce defalarca geçmeme rağmen, hiç fotoğraf amaçlı gelmemişim. Bi Ankara'da yaşayan olarak kendimden utandım önce; ama doğa fotoğrafı çekmeyi seven bi amatör olarak bu tarz karelere pek yönelmemiştim. İlla keşfedilmemiş yerler olcak, illa ben görcem önce, illa ulaşması bi zor olcak, illa bi dede olcak işin içinde... falan filan diye uzar gider liste 😊 Şimdi Galata'nın fotoğrafını çekcem de altına ne yazcam, di mi? İşte hep bu kafadan ötürü. Meğer hikâye uzakta değilmiş; şehrin göbeğindeki meydanda da duruyormuş, çekene.
Doğa fotoğrafıyla sokak fotoğrafının farkını da o gün anladım: doğada sabrın dağa, ışığa, buluta karşıdır; kimse sana bakmaz. Sokakta ise sabrın insana karşı. Mesafeyi doğru tutacaksın, bakışları doğru okuyacaksın, kimseyi rahatsız etmeden o ânı bekleyeceksin. Alet aynı alet ama oyun bambaşka.

O Bakışların Düzeltmesi
Bu kareyi ilk paylaştığımda bir anlatım hatası yaptım; annenin bakışlarından, oğlunun fotoğrafını çekmeme kızdığı anlamı çıktı sanırım. Olay hiç o şekilde değildi. Ben onay verdiğini anlatmaya çalışmıştım ama becerememişim. O gülen bakışlar işte tam da fotoğraftaki gibi. Bu kadar mutlu, enerji dolu, pozitif bi çocuğun annesinin negatif bir kadın olabileceği fikri zaten hiç aklıma gelmemişti. Keşke bu düşüncelerimi o gün kendisine iletebilseydim. Bir kareyi yayınlarken hikâyesini doğru anlatmak da işin parçası; o gün beceremediğim anlatımı bugün burada düzeltiyorum.
Bodyguard
Neden bodyguard? Çünkü meydandaki yarım saatlik maratonun her metresinde oradaydı. Dakikalarca seyretti oğlunu; sanki her tökezleyip düştüğünde yanında olacağını ispat edercesine. Ne bir müdahale ne bir "koşma, düşersin!" — sadece mesafeli, sakin, kesintisiz bir nöbet. Korumaların en kıdemlisi: anne. Meydanlar böyledir zaten; çocuklar sahada, anneler tribünde sanırsınız. Oysa asıl oyun kurucu tribündedir.
Ancak güçlü kadınlar güçlü nesiller yetiştirebilir. Allah yollarını açık etsin. Bi de teşekkürler; hem verdikleri kareler için hem o meydandaki yarım saatlik neşe için. Belki bir gün denk gelir de görürler bu kareleri, okurlar; belli mi olur 😊
Sözün Özü
Hamamönü meydanı serisinin sonuydu bu. Taam taam, bitti... Ama bağımsız bi karem daha var o meydandan. Hele bi unutulsun, ondan sonra paylaşırım 😎 Bu arada şehrinizin göbeğinde hiç fotoğraf çektiniz mi, yoksa siz de benim gibi "illa keşfedilmemiş yer" ekibinden misiniz? Yorumlarda buluşalım.

Kim ne diyor