Fotoğrafı Çekilen İlk İnsan: Kısa Cevap

Fotoğrafı çekilen ilk insan, Fransız Daguerre'in 1838-39'a tarihlenen "Boulevard du Temple" karesindeki ayakkabı boyacısıdır (ve önündeki müşterisi). Pozlama yaklaşık 10 dakika sürdüğü için caddedeki bütün hareketli kalabalık kareden silinmiş; yalnızca ayakkabısını boyatmak için sabit duran adam tarihe geçmiştir. Bu yazı o karenin hikâyesi; bir de benim kendi "kaybolan kalabalığımın".

Daguerre'in Boulevard du Temple dagerreyotipi; sol altta ayakkabı boyacısı
Tarihin en sakin caddesi: Boulevard du Temple. Sol altta, farkında olmadan tarihe geçen ayakkabı boyacısı ve müşterisi. (Louis Daguerre, kamu malı)

Sekiz Saatten On Dakikaya

İlk fotoğrafın üzerinden yıllar geçmesine rağmen ilk insanlı fotoğraf neden bu kadar geç kayıtlara girdi? Sebebi şu: bilinen ilk fotoğrafın (Niépce'in penceresinden o meşhur çatılar) pozlama süresi 8 saat civarındaydı. Teknolojinin yıllar süren gelişimi sonucunda bu süre ancak 10 dakikaya düşebilmişti.

Durum böyle olunca 8 saat boyunca bir insana poz verdirmek imkânsız. Bu konu tecrübelerimle sabittir: 20 saniyelik uzun pozlamalarda bile sabit duramayan çok modelim oldu 😂 İşte bu ayakkabı boyacısı da yeri sabit olduğu için tesadüf eseri fotoğrafta kendine yer edinmiş. Tarihe geçmenin yolu bazen hiçbir şey yapmamaktan geçiyor.

Büyücülükle Suçlanan Adam

Adam fotoğrafı çekmiş, baskısını yapmış ve sunuma geçince olanlar olmuş. Olaya tanıklık eden dönemin "ileri" gelenlerinden bir kısmı Daguerre'i büyücülükle suçlamış. Neden? Çünkü 10 dakikalık çekim süresi içinde yoldan geçen insanları ve hareket eden bütün trafiği "yok ettiğini" düşünmüşler. Koca caddeden geriye bomboş bir bulvar ve tek bir adam kalınca, başka izahat bulamamışlar. Adamcağız bu yargıyı silmek için epey uğraşmış.

Benim Kaybolan Kalabalığım

Şimdi göreviniz — tabii kabul ederseniz — o karede yalnızca ayakkabı boyacısının kalıp diğer herkesin kaybolmasının sebebini tam anlamıyla kavramak. Benim görevim ise aşağıdaki fotoğrafla bu konunun bağlantısını kurmak 😉

Uzun pozlamayla ipek gibi görünen deniz, Kille Sahili
Benim 'boş' karem: Kille Sahili. İnsanlar, kuşlar, tekne... Hepsi oradaydı; pozlama bitti, kimse kalmadı. Sağda teknenin hayaleti hâlâ duruyor ama, görebilene.

Benim pozlamamda da insanlar, hareket eden tekne, kuşlar; yani bir nevi trafik vardı aslında. Ama ben de onların hepsini yok ettim :) Uzun pozlamanın altın kuralı bu: hareket eden, kareye kaydolmaz. Dikkatli bakarsanız sağ tarafta teknenin hayaleti hâlâ seçiliyor; on dakikalık sabrın karşılığında koca koy bana kaldı. Eğer bu fotoğrafı bundan 200 yıl önce çekseydim, sanırım şu an bu yazıları bir başkası yazıyor olacaktı 😬😂

Üçleme Neden Üçleme?

Bu yazı, pozlama serisinin üçüncü halkası; ondan üçleme. İlk ikisini kaçıranlar için: suyu ipeğe çeviren tekniği Nasıl Çekilmiş – Uzun Pozlama'da, gökyüzünü fırça darbesine çeviren tekniği Nasıl Çekilmiş – Bulut Pozlama'da anlatmıştım. Üçünü art arda okuyunca pozlama faslında hatırı sayılır yol almış olursunuz.

Sözün Özü

Fotoğraf tarihi, sabit duran bir ayakkabı boyacısıyla başlıyor; benim üçlemem de sabırla bekleyen bir tripodla bitiyor. Arada değişen tek şey pozlama süresi; merak eden insan hiç değişmemiş. Peki siz uzun pozlamayla neyi "yok etmek" isterdiniz? Trafiği mi, kalabalığı mı, yoksa pazartesileri mi? Yorumlar sizin :)

👁️ 271 Okunma