Tünektepe Teleferik, Sarısu Teleferik, şeklinde karşıma çıkan bu yer hakkında öncelikle belirtmeliyim ki manzarası muhteşem. Antalya Belediyesinin en ucuz teleferik diye lanse ettiği aslına bakarsanız o kadar da ucuz olmayan teleferik. Kişi başı 15 liraya bilet alarak binebiliyorsunuz. İşletme sahibi cevaben şöyle diyor. “Uzunluk bakımından en ucuz teleferik”
Hizmet güzel olmasına güzel de, 1.7 km. uzunluğunda sürekli ring yapan sekizer kişilik 36 kabinden oluşan bir teleferiğin, insanları kapı ağzında 8 kişi olana kadar bekleten bir güvenlik görevlisi grubu tarafından işletilmesi olayı biraz vahim hale getiriyor. Çok yoğun ve kalabalık olduğu dönemlerde anlarım ama hafta içinde bütün kabinlerin bom boş döndüğü bir anda o 8 kişi olma zorunluluğu nedendir sayın yetkili?
Neden diye sorduğunuz zaman da görevliler begenmiyosan binme kardeşim moduna geçiveriyorlar. Yazık. Böylesine güzel bir tesis, yatırım yapılmış, tanıtım için bire bir ama gel gelelim hizmet kalitesi yerlerde. Kabinlerdeki havalandırma biraz zayıf kalmış. Antalya yaz sıcaklarında tavsiye etmem. Bunaltıcı olabilir. Pazartesi günleri ise bakım sebebiyle hizmet vermiyormuş.
Bir misafiriniz geldi ve hadi sizi teleferiğe götüreyim dediniz mi yandınız. Üç kişi siz , iki de misafiriniz varsa 75 lira, bir de yukarıda çay kahve belki birer gözleme yediniz 60 lira, aracı da 5 liraya otoparka koydunuz oldu size 140 lira. Oysa bırak hafta içinde insanlar dilediği gibi binsin. Çıkıp güzelim manzaranın tadına varsınlar ne olacak sanki. Zaten kabinler sürekli dönüyor boş boş gitmesindense düşür fiyatı daha fazla insan gelsin daha fazla kazan.
İnanın hafta içinde orada olduğum üç saatlik süre boyunca gelen misafir sayısı 100-150 olmuştur en fazla. Oysa uygun fiyatlı olsa bu sayı on katına kadar çıkar. Elbette mekanın kalitesi ile birlikte işleten zihniyetin kalitesinin de paralellik göstermesi şartıyla. Ben çalışanların insanlara davranış şekillerini hiç beğenmedim.
Eskiden hatırlarım orası döner gazino diye anılırdı. Hala da orada bir döner gazino mevcut ama artık eski amacına hizmet etmiyor anladığım kadarıyla. İnsanları teleferiğe yönlendirmek için olsa gerek, araçla çıkış engellenmiş durumda. İlla ki teleferik kullanmak zorundasınız. Aslında o kabin içinde gördüğüm manzara ve aldığım zevk hakkında yazmayı çok isterdim ama maalesef akılda kalanlar çalışanların davranışları oluyor böyle olunca.
çok güzel bir gezi yazısı olmuş.
Çok teşekkür ederim
Fotoğraflar şahane, tekeferik bahane. Antalyanın metamorfozunun bir kısmına şahit olduğum için bu tepeden görüntüler biraz kaçırıyor keyfimi. Dönüşüm, değişim mecburi belki ama tırtıldan kelebeğe dönüşen bir değişim beklerken kelebekten tırtıla gidiyor sanki… Ayrıca Antalya’da hizmet sektöründe çalışan çoğu insan için yukarıda yazdıklarını hissederim. Bir güler yüz bir tatlı dil olsa o doğla güzelliklerin tadı katmerlenecek ama yok, suratlar beş karış, bitse de gitsek havası, ‘bizde böyle arkadaş’ tavırları vs vs. Doğal güzel olunca şehir insanlar gidiyor bu kısmı göz ardı edip. Onu da el birliğiyle mahfedelim diye çabadayız malesef. Çok mu karamsarım ne?🙄
Maalesef bu sektörde tırtıldan kelebeğe dönüş beklemek çok bi polyanna olur sanki. Çok bi şey değil aslında istediğimiz ama bu seviyelere geldik maalesef. Antalya’da bir doymuşluk var evet. O konuda hemfikiriz. Artık git gide azalıyor ülkenin doymamış oranlı bir köşesini bulmak. Karamsar değiliz de yaşananlar böyle olmaya itiyor sanki :) Teşekkür ederim